20 Ekim 2011 Perşembe

...

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil...





Ne güzel söylemiş Fuzuli... Onca ananın yüreği yanarken ne söylesek bir anlamı yok... Ama artık bu çirkinliklerin durması için hepimizin birlik olup tepki vermesi şart oldu belkide...




Hainlerin kendi hainliklerinde boğulduğu, günahsız insanların zarar görmediği, mutlu huzurlu bir hayat istiyoruz evlatlarımıza..:( Başka anaların, ailelerin yüreği yanmasın...


HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN...

14 Ekim 2011 Cuma

BENDEN HABERLER...



Öncelikle herkese hayırlı cumalar... Rabbim hepimizin dualarını kabul etsin inş..


Yine uzun bir ara verdim dimi :) Aslında bir tarifle yeniden merhaba demek istiyordum. Gecikmemin sebebi de buydu. Ama yine olmadı :) Bende hiç olmassa bir ses vereyim düşüncesiyle yazmaya karar verdim...:)


İş hayatına geri döndüm. Yaklaşık iki aydır eski mesleğimi yapıyorum. Bu arada pastalarımıda bırakmadım, evtatlarındaki işimede devam ediyorum. Hal böyle olunca koşuşturmaca halinde yaşadığımı tahmin edersiniz. Akşamları pc başına oturmaya fırsatım olmadığı için, bloğumu güncelleyeceğim tarif ve fotoğraflarım arşivdeki yerlerini koruyor:) Çok kısıtlı zamanlarda evtatlarında yaptığım pastalarımı yayınlayıp çıkabiliyorum ancak. Vaktim, ev, çocuk, pasta ve iş üçgeninde tükeniyor :) Bloğum için tarif yazmaya vakit ayırmayı başaramadım henüz :) İşyerindeki bilgisayarımdada hiçbir kayıt olmadığı ve işyerindede fazla fırsatım olmadığı için tarifler bir süre daha bekleyeceğe benziyor... :) Başka neler mi yaptım? :

Bloğumdan ayrı kaldığım sürede mümkün olduğunca blog arkadaşlarımı takip etmeye çalıştım. Bazen yorum bırakabildim bazen onada fırsatım olmadı...


Bu kadar yoğunluk içinde ve grip sezonunda hastalanmamak olmaz tabi :) Onuda oğluşla birlikte yaşadım (hala tam göndermiş değiliz kendilerini (hastalığı) )...


Oğluşa okul araştırması içine girdim. Hastalık girince araya zaman uzadı ama sanırım bu bi kaç gün içinde onuda çözüme kavuşturacağız. Bu konudada çok kararsızlıklar yaşadım(k) tabii...


Yine bloğumdan yapılan hırsızlıklarla uğraştım. Üzüldüm, kızdım, şaşırdım hatta suçlandım!...


Anlayacağınız üzüntüsüyle sevinciyle zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığım bir süreç yaşadım...


Bunca olan biten giden zamandan sonra, tek dileğim sağlıklı huzurlu mutlu zamanlar geçirmek... Rabbim kimseye kötü günler göstermesin bizlerede inş...


En kısa zamanda güzel tariflerde buluşmak ümidiyle... :)

12 Eylül 2011 Pazartesi

CARTE D'OR LEZZET-İ RAMAZAN BİRİNCİSİ :)





Sizlere bahsettiğim Carte D'or lezzet-i ramazan yarışması finali pazar günü gerçekleşti. İnanılmaz güzel bir gün oldu. Günün sonunda aldığım birincilikle bu güzellik dahada katlandı. :) Artık kendi adımı NURALP taşıyan patenti tamamen bana ait olan ve tescillenmiş bir tarifin sahibiyim:)




Yazacak, paylaşacak o kadar çok şey varki aslında nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Sanırım en iyisi fotoğraflarla anlatmak olacak. Bu arada bloğumda fotoğrafımı yayınlamadığım için, merak eden takipçilerimde beni yakından tanıyacaklar sanırım :)






Burada Carte D'or marka müdürü Nihan hanım'dan 1000 TL değerindeki Paşabahçe hediye çeki ödülümü ve Carte D'or hediyelerimi alıyorum :)









Burada solda üçüncü olan arkadaşım Annekaz Hayriye ve ikinci olan arkadaşım Pemberehber Bengü arkadaşımla birlikteyiz. İkisinide çok sevdim, çok tatlı insanlar. Carte D'or sayesinde yüzyüze görüşme fırsatı bulduğumuz arkadaşlığımızın daim olmasını diliyorum.




Burada finalist arkadaşlarımla birlikteyiz. Hepsi çok şeker çok tatlı insanlardı gerçekten. Soldan sağa Hidayet, Müberra, Ben, Hayriye, Derya ablam, Bengü ve Yıldız abla. Sanki uzun zamandır tanıyorduk birbirimizi o kadar kolay ve çabuk kaynaştık ki. Daim olsun inş...







Burada organizasyonda emeği geçen ekiple birlikteyiz. İnanılmaz şeker insanlar, böyle sıcak bir ortam, böyle güler yüz herkese nasip olmaz heralde. Çok şanslı insanlar olduğumuzu düşünüyorum.







Burada malzemelerimi tartmaya çalışırken diğer finalist arkadaşlarımın başımda durup hain domdomluk yapmalarına gülüyorum. Herşeyi tartarak kullanmam çok ilginç geldi. Aslında bloğumu takip edenler çok iyi bilir ölçülerimde tartı kullanmam ben, ama bu özel bir tarifti ve tartılmayı hakediyordu bence :)






Ben, eşim ve diğer arkadaşlarım hediyelerimizi aldıktan sonra...





Profesyonel mutfak ve biz :) Gerçekten çok ilginç bi deneyim oldu. En çok korktuğum(uz) kısım sanırım buydu. Ama çalışanların yardımları ve ilgileri sayesinde evde tek başıma yapıyormuş kadar rahat çalıştım.




Aslında fotoğraflar bu kadar değil, ama ben kendi fotoğraf makinemi arabamızda(Bursada) unutunca diğer arkadaşlarım ve Carte D'or'dan aldıklarımı yayınlayabiliyorum. Derya Ablam'dan fotoğrafları aldığımda onlarıda eklemeye çalışacağım.




Gelelim diğer detaylara,




Bursa'dan başlayan yolculuğumuz Derya ablamla yakın sohbet etmemize vesile oldu. Bi çok şeyimizi paylaştık birbirimizle. Derya ablam dünyalar tatlısı bi insan. Kalbi güzel, gönlü güzel, herşeyin güzeline layık biri. Ne mutlu bize diye diye İstanbula gittik.:) İnternet ortamı sanal diyenlere inat ne güzel dostluklar arkadaşlıklar yaşıyoruz dedik hep...




İstanbul'a ulaştığımızda bizi arabamız bekliyordu. Gerçekten çok güzel şartlar hazırlamışlar bizim için. Gerek ulaştırma, gerek ikramlar, gerek hizmet... Herşey bi tarafa, güler yüzleri, tatlı dilleri, sıcaklıklıkları yetti hepimize...




Son olarak bişey daha diyeyim mi? Bunlarla niye uğraşıyorsun diyen insanlara inat, iyiki bloğumu açmışım dedim hep. Beni bir kez daha haklı çıkardı işte. Bloğum sayesinde enfes bir gün yaşadım. Birinci oldum. Kendimi ispat edecek bundan daha güzel bir durum olamazdı heralde.




BLOĞUMU ÇOOOOK SEVİYORUUUUMM... SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM...




Beni destekleyen, kutlayan, takipçilerime, arkadaşlarıma, dostlarıma, aileme, eşime herkese sonsuz teşekkür ediyorum. İyiki varsınız...




VE Carte D'or ekibi... Teşekkür size az, harika bir organizasyon ve harika bir gündü. Herşey için sonsuz teşekkürler... Sizi tanıdığıma çok mutlu oldum, en kısa zamanda yeniden görüşmek üzere...




Hepinize SEVGİLER... :)


Bu arada az kalsın unutuyordum, diğer detaylar ve arkadaşlarım için Carte D'or sitesini ziyaret etmeyi unutmayın sakın :)


21 Ağustos 2011 Pazar

VE İŞTE MUTLU SON :)



Carte d'or un düzenlediği etkinlikte Bursa'dan seçilen iki tariften birisi benim tarifim seçildi. Yani... finale gidiyorum... :))



16 Ağustos 2011 Salı

DONDURMA DOLGULU NURALP TATLISI






Geçenlerde carte d'or ailesinden Seda hanım'dan bir mail aldım. Carte d'or olarak www.dondurmaliblog.com adresinde yayınlanmak üzere lezzet-i ramazan adında bir etkinlik (yarışma) düzenlediklerini, bu yarışmaya İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara olmak üzere dört ilden beşer blogger seçtiklerini, ramazan ayı boyunca her gün bir tarifi sitede yayınladıktan sonra her ilden seçilecek ikişer finalist ile daha sonra İstanbul'da final gerçekleştireceklerini yazmıştı.




Bu güzel etkinliğe kayıtsız kalmak ne mümkün :) tlf görüşmelerimiz sonucu bilgi aldıktan sonra bu güzel etkinlik için değişik bir tarif düşünmeye başladım. İlk aklıma gelen tarif geçen yıl yaptığım nuralp tatlımı dondurmayla sunmak oldu. Bence sonuçta çok güzel oldu :) Hakkımda yapılan röportaj ve diğer tarifler için Carte d'or sitesine tıklayabilirsiniz. Ben birde bloğumda yayınlamak istediğim için buradan da tarifi vericem. Lezzet ve görüntü olarak mutlaka denenmesi gereken bir tarif (ben yaptım diye demiyorum:))




MALZEMELER






  • 450 gr şerbetinden ayrılmış kemalpaşa tatlısı (yaklaşık yarım paket kuru tatlıyı paketindeki tarife göre pişirerek elde edebilirsiniz)



  • 100 gr kedi dili bisküi (yarım pk)



  • 50 gr iri dövülmüş fındık içi



  • 75 gr tahin



  • Carte d'or kaymaklı dondurma






Süslemek için







  • 100 gr bitter çikolata



  • Yeterince çilek sos






YAPILIŞI




Öncelikle servis yapacağımız tabağımızı dolaba koyuyoruz (tabak soğuk olsun ki servis sırasında dondurmamız erimesin)




İri dövülmüş fındıklarımızı teflon tavada kokusu çıkana dek kavuruyoruz. Kedidili bisküilerimizi robotta un haline getiriyoruz.





Bir kabın içine kemalpaşa tatlılarımızı, tahinimizi, fındık içimizi ve kedidili unumuzu alıp yoğuruyoruz. Karışım bütünleşince nuralp tatlımız hazır.





Minik bir yuvarlak kaba streç film seriyoruz. Nuralp tatlımızdan bir parça alıp kalıbımızın etrafına bastırarak yayıyoruz. Orta kısmına kaymaklı dondurma koyuyoruz. Üzerine bir miktar nuralp tatlısıyla kapak gibi yapıp streç filmi kapatıyoruz. Dondurmamız donana kadar dondurucuda tutuyoruz.





Bitter çikolatamızı benmari usulü eritiyoruz. Yağlı kağıttan külah yapıp erimiş çikolatamızı külaha koyuyoruz. Başka bir yağlı kağıt üzerine fotoğrafta gördüğünüz şekilleri yapıyoruz. Dolaba koyuyoruz.





Herşeyimiz hazır şimdi servis zamanı :)



Dolaba koyduğumuz servis tabağımızı alıyoruz, hazırladığımız çikolatayı tabağımızın üzerine koyuyoruz. boşta kalan orta kısımlara çilek sos döküyoruz. Dondurucudaki tatlımızı çıkarıp dikkatlice ikiye bölüyoruz. Servis tabağımıza alıp üzüm, çilek ve çiçek şekilli çikolatamızla süsleyip bekletmeden servis yapıyoruz. Afiyet olsun...



Not: Bu tatlıyı geçen yıl ramazan ayında keşfetmiş, muhallebiyle servis etmiştim. Bu yılki yeni keşfimse bu tatlının dondurmayla çok daha güzel olduğu oldu. Sunum için bi kaç seçenek hazırladım ancak tek sunumla katılmam gerektiğini öğrenince bu sunumumu tercih ettim. Bu tatlıyı çanak şekli verip ortasına top dondurmayla, tatlımızdan taban yapıp dondurmayla pasta şeklinde, yada rulo şeklinde vb değişik sunumlarla şık bir şekilde servis edebilirsiniz...




Blog Widget by LinkWithin