24 Aralık 2012 Pazartesi

.......

Merhaba...
Uzun zaman oldu yazmayalı yine. Bu yıl "Allah hayırlara çevirsin" hastalıklar peşimizi bırakmadı. Ben yaşadığım ciddi hastalıktan çıkmadan annem rahatsızlandı. 2,5 ay süren tetkikler, tahliller, filmler sonucunda teşhis kondu. Malesef annem meme kanseri. Bir yanım çok üzgün canımın içi annem herşeyim hiç kıyamıyorum ona, bir yanım ümit etmekten vazgeçmiyor. İnş tüm bu olumsuzluklardan kurtulup sağlıklı günlere merhaba diyeceğiz en kısa zamanda. Sizlerde dualarınızı eksik etmeyin olur mu?
Allah'ım, tüm hastalara acil şifalar nasip etsin, sevdiklerimizi bize bağışlasın, onların acısını göstermesin...
Sevgiler...

19 Kasım 2012 Pazartesi

MERHABALAR...

MERHABALAR...

Uzun zaman oldu dimi yazmayalı... Evet oldukça uzun bir ara verdim ama bu benim seçimim değildi. Uzun zaman alan bir rahatsızlık geçirdim. Oldukça zorlu ve üzücü tedavi dönemleri atlattım. Çok şükür şimdi daha iyiyim. Tedavim ayakta ilaç tedavisi şeklinde devam ediyor. İşime geri döndüm, ailemle sevdiklerimle birlikte vakit geçiriyorum bol bol.
Bu 2012 bana ve çevremdeki bir çok kişiye pekde iyi şeyler getirmedi nedense. Ne yapalım herşeyde bir hayır vardır deyip halimize hamd etmeyide bilmek gerek. Şimdi benim canım herşeyim annem için bir tedirginlik yaşıyoruz. İnş sonuçlar iyi çıkarsa bunuda kolay bir şekilde atlatmayı umuyorum. Hepinizin dualarıyla güzel günleri karşılayacağımızı umuyor sözü daha fazla uzatmadan Carte D'or'un jestine getiriyorum. Tedavi gördüğüm sırada CARTE D'ORun bu güzel jestiyle mutlu oldum. Sütlü tatlılar serisinden bir kaç örnek göndermişler. Çok teşekkür ediyorum kendilerine. Sağlıklı günlerde deneyip afiyetle yemek ümidiyle, tabi sizinle paylaşmak üzere... :)

24 Mayıs 2012 Perşembe

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...

14 Mart 2012 Çarşamba

FINDIKLI KAVALA KURABİYESİ

Yoğunluktan çok sık tarif yayınlayamasamda arada bir ses vermek isterim :) Minik oğluşumun doğumgünü telaşınıda atlattıktan sonra derin bir nefes alıp biriken tariflerim arasından bu kurabiyeyi seçtim sizler için. Birsence'de görüp fındıklı olarak denediğim bu kurabiyeyi sizlerde yapıp sevdiklerinizle lezzetli paylaşımlar yapabilirsiniz :)

MALZEMELER
  • 1 paket margarin
  • 4-5 su bardağı un
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • Bir çimdik tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bard iri dövülmüş fındık

YAPILIŞI

Hamur yoğurma kabında un ve fındık hariç bütün malzemeleri karıştırın. Yavaş yavaş un ilavesiyle ele yapışmayan kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin. Fındıklarıda ilave edip yoğurduktan sonra merdane yardımıyla yaklaşık 1 cm kalınlığında açın. Ay şeklinde kalıbınız yoksa, bir su bardağı yardımıyla yuvarlak kesin daha sonra yuvarlağı ay şeklinde olacak şekilde su bardağı yardımıyla bir kez daha kesin. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin. 175 C kızgın fırında pembeleşmeden pişirin. Soğuyunca pudra şekeri serpip servis edin. Afiyet olsun...

22 Şubat 2012 Çarşamba

ÇİLEK SOSLU CHEESECAKE


Cheesecake kek yapmayan blogger bir ben kaldım sanırım :) Aslına bakarsanız ben tatlı/ekşi/tuzlu vb tatların birbirine karıştığı lezzetleri sevmiyorum. Bu zamana kadar cheesecake'den uzak kalma sebebimde buydu sanırım. Ama taaa carte d'or etkinliğinden beri aklımda bir kere olsun denemek vardı. Yoğunluktan fırsat bulamadım, önemsemedim, malzemem eksikti vs derken bugüne geldik. Özellikle kalp şeklinde yapmamın sebebiyse bu tarifi sevgililer gününde yayınlamak düşüncemdi. Tabi vakitsizlikten yayınlamakta bugüne kaldı... :)
Oğlumun ameliyatı dolayısıyla evde olduğum günlerden birinde, oğlum uyurken yapıverdim. "Yapıverdim" diyorum çünkü gözümde büyüttüğüm kadar zor bi tarif değilmiş. İlk defa yapmama rağmen ayrıntılı anlatımından yararlandığım kendimceyemek Güler hanım sayesinde çokta başarılı sonuç aldım. Bende, tarifi sizin için ayrıntılı anlatarak durumu kolaylaştırmak istiyorum.
Tadına gelince, ben beğendim. O sıralar evimizde hiç misafirimiz eksik olmadığı için ikram ettiğim herkesde beğendi. Ama hepimiz için ilk defa denediğimiz bir tat olunca büyük bir dilim fazla geldi:) Ön yargılarımı düşünürsek beklediğimden çok daha iyiydi diyebilirim. Denemek isteyenler için özellikle çilek sosuyla çok yakıştığınıda belirttikten sonra tarifime geçiyorum...
MALZEMELER
TABANI İÇİN
  • 1,5 pk kepekli yulaflı bisküi
  • 50 gr tereyağ
  • 1 yemek kaşığı su

ORTA KISMI İÇİN

  • 1 kutu krema (200 gr)
  • 1 pk labne peyniri (200 gr)
  • Yarım su bard toz şeker
  • 3 yumurta
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 pk vanilya
  • 1 limon kabuğu rendesi

ÜZERİNE

  • Hazır çilek sos (mevsimi olmadığı için hazır sos kullanmayı tercih ettim)

YAPILIŞI

Öncelikle fırını 160 C çalıştırıyoruz. Fırınımız kızarken cheesecake tabanı için tereyağını eritiyoruz. Bisküileri robottan geçiriyoruz. Erimiş yağla yoğurmaya başlıyoruz. Eğer karışımımız tam toparlanmassa 1 yemek kaşığı kadar su serpip yoğurmaya devam ediyoruz. Kelepçeli kalıbımızın altına yağlı kağıt koyup taban harcımızı bastırarak yerleştiriyoruz. Kenarlarından 1 parmak yükseklik yapıyoruz. Buzdolabına koyuyoruz.

Daha sonra suyunu süzdüğümüz labne peynirimizi şekerle çırpmaya başlıyoruz. Ardından krema ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. Yumurtaları teker teker ilave edip çırpıyoruz. Un, vanilya, limon kabuğu rendeside ilave edip karıştırdıktan sonra dolaptan çıkardığımız tabanımızın üstüne bu karışımı döküyoruz. 160 C kızmış fırına gönderiyoruz. :)

Aşağı yukarı 25 dk üzeri hafif pembeleşinceye kadar fırını hiç açmadan pişiriyoruz. Fırını açmadan tamamen soğumasını bekliyoruz. Soğuyunca fırını açıp cheesecake'mizi alıyoruz. Dolapta bir gece beklettikten sonra hazır çilek sos döküp dilimleyip servis ediyoruz.

Afiyet olsun...

12 Şubat 2012 Pazar

HAVUÇLU KEK


Yeniden merhaba... Bloğuma uğramayalı tatsız olaylar atlattık. Oğlumun sağlık sorunları yüzünden ameliyat olması gerekti. Çok şükür atlattık bitti iyileşme sürecine girdik inş... Anne yüreği dayanmıyor tabi üzülüyoruz ama Allah dermansız dert vermesin kimselere bizlerede inş.. Bu arada bloglara bakma fırsatı bulamadım. Yeni bir tarif paylaşmak amacıyla bloggera girdiğimde tatsız haberler gördüm bazı blogger arkadaşlarımın sayfalarında. Kaybettiğimiz blogger arkadaşımız nazar çeyiz arkadaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Gamze anneyede acil şifalar diliyorum. Bu ara yaşadığım üzüntüler dolayısıyla daha fazla üzücü olaylar yaşamayacağımız ya da duymayacağımız mutlu bir dünya diliyorum herkese...
Gelelim tarifime, havuçlu kek bir çoğumuzun bildiği bir tariftir sanıyorum. Ben arkadaşım Beyhan'ın defalarca yapıp özendirmesi sonucu :) ondan tarifini alıp yapmıştım. Yiyen herkestende tam not almıştı. Şimdi sıra sizde... deneyin ve herkesten tam not alın :)

MALZEMELER
  • 4 yumurta
  • 1,5 su bard toz şeker
  • 1 su bard sıvıyağ
  • 3 su bard un
  • 3 su bard havuç
  • 1 su bard iri dövülmüş ceviz
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1 pk vanilya

YAPILIŞI

Yumurta ve toz şekeri iyice çırpıyoruz. Ardından sıvıyağı ilave edip karıştırıyoruz, havuçları ve cevizleri ilave ediyoruz karıştırıyoruz. Un, tarçın, kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek ilave edip karıştırıyoruz. Yağlanmış kalıbımıza döküp 175 C fırında 35-40 dk fırını açmadan pişiriyoruz. Soğuyunca kalıptan çıkarıp dilimleyip servis ediyoruz. Afiyet olsun...




3 Şubat 2012 Cuma

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...



11 Ocak 2012 Çarşamba

PANCARLI KISIR

İşte geldiiiim...:) Yine çok ümit vermek istemiyorum ama bundan sonra en azından ara ara gelip ses vermek adına tariflerimi fotoğraflamaya başladım yeniden :) Eski fotoğraflar yok, artık arşiv falan yok :) Bundan sonra her fırsat yeni tarif denemek için kullanılacak inş :)

Kısa bir hasret giderdikten sonra tarifime geçmek istiyorum. Bu tarifi arkadaşım Bahar'dan aldım. Görüntüsü çok değişik ve hoş geldi bu kısırın. Pancarın şifa kaynağı olduğuda tartışılmaz olunca hem leziz hemde sağlıklı sayılabilecek bir aperatif paylaşmak istiyorum sizlerle. Aslında sunum için başka şeyler hayal ediyordum ama yoğunluktan ve malzeme eksikliğinden bu şekilde sunum hazırladım. Ama bu kısırı yapıp misafirlerine sunacak kişilere bir tavsiye olarak söylemek isterim, göbek marul yaprağı içinde üzerinde mısır ya da acı biber eşliğinde çok kokoş bir kısırınız olabilir... :)
Bu kadar laf yeter hani tarif diyorsanız... :

MALZEMELER

  • 3 Su bard kısırlık bulgur
  • 2 su bard kaynar su
  • 1 küçük kahve fincanı sıvı yağ
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Tuz, kırmızı biber, karabiber, kimyon ve nane
  • 2 ad kırmızı pancar (mandalina büyüklüğünde)
  • 1 ad limonun suyu
  • 2-3 yemek kaşığı nar ekşisi
  • Yarım demet maydonoz
  • Yarım demet taze soğan

YAPILIŞI

Bulguru soğuk suyla yıkayıp iyice suyunu süzdükten sonra kaynar su koyup karıştırıyoruz. Suyunu çekmesi için kabımıza bir kapak kapatıp kenara alıyoruz.

Bir tavaya kuru soğanımızı minik minik doğruyoruz. Sıvı yağ koyup kavuruyoruz. Kavrulunca içine salçaları ve baharatları ilave edip karıştırıyoruz. Ocaktan alıyoruz.

Öte yanda pancarlarımızı rendelemeye başlıyoruz. Birini rendeleyip suyunu sıkıp pososunu atıyoruz. Sadece suyunu kullanacağız. İkinci pancarımızıda rendeliyoruz pososuyla beraber diğer pancarın suyuyla birlikte bulgurumuza ilave ediyoruz.

Kavurduğumuz soğanlı karışımı da ilave edip güzelce karıştırıyoruz. Limon suyunu, nar ekşisinide ilave edip karıştırıyoruz.

İnce kıydığımız taze soğan ve maydonozlarıda ilave edip güzelce karıştırıyoruz. Dilediğimiz şekilde servis ediyoruz.

Afiyet olsun...

Not: Kısırın lezzeti tamamen sizin damak zevkinize göre ayarlanabilir, ekşi seviyorsanız biraz daha limon suyu ilave edebilirsiniz ya da baharatları dilediğiniz şekilde kullanıp kullanmamak size kalmış. Ama özellikle kimyon ve acı severler için acı kırmızı biber öneriyorum...

31 Aralık 2011 Cumartesi

MUTLU YILLAR



2011 yılının bu son saatlerini yaşarken, an itibariyle hayal kırıklıkları, moral bozuklukları yaşasamda, yeni yıl hepimize yeni umutlar, mutluluklar getirecek diye ümit ediyorum...

Sağlıkla (ki en önemlisi o), mutlulukla, huzurla ve sevdiklerimizle birlikte nice mutlu yıllar hepimizin olsun...

2012 hoş gelsin, güzellikler getirsin...:)

29 Ekim 2011 Cumartesi

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...



20 Ekim 2011 Perşembe

...

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil...





Ne güzel söylemiş Fuzuli... Onca ananın yüreği yanarken ne söylesek bir anlamı yok... Ama artık bu çirkinliklerin durması için hepimizin birlik olup tepki vermesi şart oldu belkide...




Hainlerin kendi hainliklerinde boğulduğu, günahsız insanların zarar görmediği, mutlu huzurlu bir hayat istiyoruz evlatlarımıza..:( Başka anaların, ailelerin yüreği yanmasın...


HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN...

14 Ekim 2011 Cuma

BENDEN HABERLER...



Öncelikle herkese hayırlı cumalar... Rabbim hepimizin dualarını kabul etsin inş..


Yine uzun bir ara verdim dimi :) Aslında bir tarifle yeniden merhaba demek istiyordum. Gecikmemin sebebi de buydu. Ama yine olmadı :) Bende hiç olmassa bir ses vereyim düşüncesiyle yazmaya karar verdim...:)


İş hayatına geri döndüm. Yaklaşık iki aydır eski mesleğimi yapıyorum. Bu arada pastalarımıda bırakmadım, evtatlarındaki işimede devam ediyorum. Hal böyle olunca koşuşturmaca halinde yaşadığımı tahmin edersiniz. Akşamları pc başına oturmaya fırsatım olmadığı için, bloğumu güncelleyeceğim tarif ve fotoğraflarım arşivdeki yerlerini koruyor:) Çok kısıtlı zamanlarda evtatlarında yaptığım pastalarımı yayınlayıp çıkabiliyorum ancak. Vaktim, ev, çocuk, pasta ve iş üçgeninde tükeniyor :) Bloğum için tarif yazmaya vakit ayırmayı başaramadım henüz :) İşyerindeki bilgisayarımdada hiçbir kayıt olmadığı ve işyerindede fazla fırsatım olmadığı için tarifler bir süre daha bekleyeceğe benziyor... :) Başka neler mi yaptım? :

Bloğumdan ayrı kaldığım sürede mümkün olduğunca blog arkadaşlarımı takip etmeye çalıştım. Bazen yorum bırakabildim bazen onada fırsatım olmadı...


Bu kadar yoğunluk içinde ve grip sezonunda hastalanmamak olmaz tabi :) Onuda oğluşla birlikte yaşadım (hala tam göndermiş değiliz kendilerini (hastalığı) )...


Oğluşa okul araştırması içine girdim. Hastalık girince araya zaman uzadı ama sanırım bu bi kaç gün içinde onuda çözüme kavuşturacağız. Bu konudada çok kararsızlıklar yaşadım(k) tabii...


Yine bloğumdan yapılan hırsızlıklarla uğraştım. Üzüldüm, kızdım, şaşırdım hatta suçlandım!...


Anlayacağınız üzüntüsüyle sevinciyle zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığım bir süreç yaşadım...


Bunca olan biten giden zamandan sonra, tek dileğim sağlıklı huzurlu mutlu zamanlar geçirmek... Rabbim kimseye kötü günler göstermesin bizlerede inş...


En kısa zamanda güzel tariflerde buluşmak ümidiyle... :)

12 Eylül 2011 Pazartesi

CARTE D'OR LEZZET-İ RAMAZAN BİRİNCİSİ :)





Sizlere bahsettiğim Carte D'or lezzet-i ramazan yarışması finali pazar günü gerçekleşti. İnanılmaz güzel bir gün oldu. Günün sonunda aldığım birincilikle bu güzellik dahada katlandı. :) Artık kendi adımı NURALP taşıyan patenti tamamen bana ait olan ve tescillenmiş bir tarifin sahibiyim:)




Yazacak, paylaşacak o kadar çok şey varki aslında nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Sanırım en iyisi fotoğraflarla anlatmak olacak. Bu arada bloğumda fotoğrafımı yayınlamadığım için, merak eden takipçilerimde beni yakından tanıyacaklar sanırım :)






Burada Carte D'or marka müdürü Nihan hanım'dan 1000 TL değerindeki Paşabahçe hediye çeki ödülümü ve Carte D'or hediyelerimi alıyorum :)









Burada solda üçüncü olan arkadaşım Annekaz Hayriye ve ikinci olan arkadaşım Pemberehber Bengü arkadaşımla birlikteyiz. İkisinide çok sevdim, çok tatlı insanlar. Carte D'or sayesinde yüzyüze görüşme fırsatı bulduğumuz arkadaşlığımızın daim olmasını diliyorum.




Burada finalist arkadaşlarımla birlikteyiz. Hepsi çok şeker çok tatlı insanlardı gerçekten. Soldan sağa Hidayet, Müberra, Ben, Hayriye, Derya ablam, Bengü ve Yıldız abla. Sanki uzun zamandır tanıyorduk birbirimizi o kadar kolay ve çabuk kaynaştık ki. Daim olsun inş...







Burada organizasyonda emeği geçen ekiple birlikteyiz. İnanılmaz şeker insanlar, böyle sıcak bir ortam, böyle güler yüz herkese nasip olmaz heralde. Çok şanslı insanlar olduğumuzu düşünüyorum.







Burada malzemelerimi tartmaya çalışırken diğer finalist arkadaşlarımın başımda durup hain domdomluk yapmalarına gülüyorum. Herşeyi tartarak kullanmam çok ilginç geldi. Aslında bloğumu takip edenler çok iyi bilir ölçülerimde tartı kullanmam ben, ama bu özel bir tarifti ve tartılmayı hakediyordu bence :)






Ben, eşim ve diğer arkadaşlarım hediyelerimizi aldıktan sonra...





Profesyonel mutfak ve biz :) Gerçekten çok ilginç bi deneyim oldu. En çok korktuğum(uz) kısım sanırım buydu. Ama çalışanların yardımları ve ilgileri sayesinde evde tek başıma yapıyormuş kadar rahat çalıştım.




Aslında fotoğraflar bu kadar değil, ama ben kendi fotoğraf makinemi arabamızda(Bursada) unutunca diğer arkadaşlarım ve Carte D'or'dan aldıklarımı yayınlayabiliyorum. Derya Ablam'dan fotoğrafları aldığımda onlarıda eklemeye çalışacağım.




Gelelim diğer detaylara,




Bursa'dan başlayan yolculuğumuz Derya ablamla yakın sohbet etmemize vesile oldu. Bi çok şeyimizi paylaştık birbirimizle. Derya ablam dünyalar tatlısı bi insan. Kalbi güzel, gönlü güzel, herşeyin güzeline layık biri. Ne mutlu bize diye diye İstanbula gittik.:) İnternet ortamı sanal diyenlere inat ne güzel dostluklar arkadaşlıklar yaşıyoruz dedik hep...




İstanbul'a ulaştığımızda bizi arabamız bekliyordu. Gerçekten çok güzel şartlar hazırlamışlar bizim için. Gerek ulaştırma, gerek ikramlar, gerek hizmet... Herşey bi tarafa, güler yüzleri, tatlı dilleri, sıcaklıklıkları yetti hepimize...




Son olarak bişey daha diyeyim mi? Bunlarla niye uğraşıyorsun diyen insanlara inat, iyiki bloğumu açmışım dedim hep. Beni bir kez daha haklı çıkardı işte. Bloğum sayesinde enfes bir gün yaşadım. Birinci oldum. Kendimi ispat edecek bundan daha güzel bir durum olamazdı heralde.




BLOĞUMU ÇOOOOK SEVİYORUUUUMM... SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM...




Beni destekleyen, kutlayan, takipçilerime, arkadaşlarıma, dostlarıma, aileme, eşime herkese sonsuz teşekkür ediyorum. İyiki varsınız...




VE Carte D'or ekibi... Teşekkür size az, harika bir organizasyon ve harika bir gündü. Herşey için sonsuz teşekkürler... Sizi tanıdığıma çok mutlu oldum, en kısa zamanda yeniden görüşmek üzere...




Hepinize SEVGİLER... :)


Bu arada az kalsın unutuyordum, diğer detaylar ve arkadaşlarım için Carte D'or sitesini ziyaret etmeyi unutmayın sakın :)


21 Ağustos 2011 Pazar

VE İŞTE MUTLU SON :)



Carte d'or un düzenlediği etkinlikte Bursa'dan seçilen iki tariften birisi benim tarifim seçildi. Yani... finale gidiyorum... :))



16 Ağustos 2011 Salı

DONDURMA DOLGULU NURALP TATLISI






Geçenlerde carte d'or ailesinden Seda hanım'dan bir mail aldım. Carte d'or olarak www.dondurmaliblog.com adresinde yayınlanmak üzere lezzet-i ramazan adında bir etkinlik (yarışma) düzenlediklerini, bu yarışmaya İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara olmak üzere dört ilden beşer blogger seçtiklerini, ramazan ayı boyunca her gün bir tarifi sitede yayınladıktan sonra her ilden seçilecek ikişer finalist ile daha sonra İstanbul'da final gerçekleştireceklerini yazmıştı.




Bu güzel etkinliğe kayıtsız kalmak ne mümkün :) tlf görüşmelerimiz sonucu bilgi aldıktan sonra bu güzel etkinlik için değişik bir tarif düşünmeye başladım. İlk aklıma gelen tarif geçen yıl yaptığım nuralp tatlımı dondurmayla sunmak oldu. Bence sonuçta çok güzel oldu :) Hakkımda yapılan röportaj ve diğer tarifler için Carte d'or sitesine tıklayabilirsiniz. Ben birde bloğumda yayınlamak istediğim için buradan da tarifi vericem. Lezzet ve görüntü olarak mutlaka denenmesi gereken bir tarif (ben yaptım diye demiyorum:))




MALZEMELER






  • 450 gr şerbetinden ayrılmış kemalpaşa tatlısı (yaklaşık yarım paket kuru tatlıyı paketindeki tarife göre pişirerek elde edebilirsiniz)



  • 100 gr kedi dili bisküi (yarım pk)



  • 50 gr iri dövülmüş fındık içi



  • 75 gr tahin



  • Carte d'or kaymaklı dondurma






Süslemek için







  • 100 gr bitter çikolata



  • Yeterince çilek sos






YAPILIŞI




Öncelikle servis yapacağımız tabağımızı dolaba koyuyoruz (tabak soğuk olsun ki servis sırasında dondurmamız erimesin)




İri dövülmüş fındıklarımızı teflon tavada kokusu çıkana dek kavuruyoruz. Kedidili bisküilerimizi robotta un haline getiriyoruz.





Bir kabın içine kemalpaşa tatlılarımızı, tahinimizi, fındık içimizi ve kedidili unumuzu alıp yoğuruyoruz. Karışım bütünleşince nuralp tatlımız hazır.





Minik bir yuvarlak kaba streç film seriyoruz. Nuralp tatlımızdan bir parça alıp kalıbımızın etrafına bastırarak yayıyoruz. Orta kısmına kaymaklı dondurma koyuyoruz. Üzerine bir miktar nuralp tatlısıyla kapak gibi yapıp streç filmi kapatıyoruz. Dondurmamız donana kadar dondurucuda tutuyoruz.





Bitter çikolatamızı benmari usulü eritiyoruz. Yağlı kağıttan külah yapıp erimiş çikolatamızı külaha koyuyoruz. Başka bir yağlı kağıt üzerine fotoğrafta gördüğünüz şekilleri yapıyoruz. Dolaba koyuyoruz.





Herşeyimiz hazır şimdi servis zamanı :)



Dolaba koyduğumuz servis tabağımızı alıyoruz, hazırladığımız çikolatayı tabağımızın üzerine koyuyoruz. boşta kalan orta kısımlara çilek sos döküyoruz. Dondurucudaki tatlımızı çıkarıp dikkatlice ikiye bölüyoruz. Servis tabağımıza alıp üzüm, çilek ve çiçek şekilli çikolatamızla süsleyip bekletmeden servis yapıyoruz. Afiyet olsun...



Not: Bu tatlıyı geçen yıl ramazan ayında keşfetmiş, muhallebiyle servis etmiştim. Bu yılki yeni keşfimse bu tatlının dondurmayla çok daha güzel olduğu oldu. Sunum için bi kaç seçenek hazırladım ancak tek sunumla katılmam gerektiğini öğrenince bu sunumumu tercih ettim. Bu tatlıyı çanak şekli verip ortasına top dondurmayla, tatlımızdan taban yapıp dondurmayla pasta şeklinde, yada rulo şeklinde vb değişik sunumlarla şık bir şekilde servis edebilirsiniz...




28 Temmuz 2011 Perşembe

SALATALIK ÇANAĞINDA HAYDARİ

Fotoğraf daha önceden:) Ev tatlarında hazırladığım sipariş menüsünde çektiğim fotoğraf.:) Buda özellikle ramazanda iftar sofralarını süslemeye yetecek görsellikte bir aperatif. Haydari lezzeti tartışılmaz zaten:)




Haydariyi bu şekilde hazırlamak istediğimde kafamda bazı soru işaretleri vardı, "ya yoğurt kendini salarsa" "benim yoğurdu süzmem lazım" "ama bu yetmez görüntü olmazsa" vs derken nette araştırma yapayım dedim. Sevgili Hünerli bayanlar bloğunun sahibesi Müge hanımda bu tarifi görünce tamam dedim:) Müge hanım haydarinin içine tereyağ koymuştu bu fikri çalıp kendimce haydariyi hazırladım. Çok mu uzattım:) ozaman buyrun tarife:





MALZEMELER


HAYDARİ İÇİN




  • 1 kase süzme yoğurt


  • 2 yemek kaşığı tereyağ


  • 1 tatlı kaşığı kuru nane


  • Biraz taze nane


  • 1 diş sarımsak (isteğe göre artırılıp azaltılabilir)


  • 2-3 yemek kaşığı mayonez (koymak zorunda değilsiniz)


  • Tuz





  • Yeterince salatalık


YAPILIŞI


Öncelikle haydari için tereyağını bir tavada eritiyoruz. İçine kuru naneleri ilave edip ocaktan alıp soğumaya bırakıyoruz. Biraz soğuyunca içine diğer malzemeleri ilave edip karıştırıyoruz. Krem şanti sıkma torbası yada şırıngasına bu karışımı koyup bi kaç saat bekletiyoruz.


Öte yanda servis saatimize yakın, salatalıkları dilimliyoruz. Üzerine haydari sıkıyoruz. İsteğe göre nane, derotu yada maydonoz yapraklarıyla süslüyoruz. Servis ediyoruz. Afiyet olsun...





MİLFÖY HAMURUNDAN PEYNİRLİ KARNIYARIK BÖREK

Fotoğrafsız tarif eklemek bu olsa gerek:) Kestim biçtim bu böreğin tarifini eklemek için inat ettim:) Önümüz ramazan iftar menülerinizde börek tercih ederseniz değişik şekillerde yapmak istiyorum derseniz, işte size güzel bir alternatif:) Tarifi çok basit, şekil biraz el oyalasada çok kolay:) Eeee daha ne olsun dimi:) Buyrun...:

MALZEMELER


  • 1 pk miflöy hamuru

  • 1 yumurta sarısı

İÇ MALZEMESİ İÇİN



  • 250 gr peynir

  • 1-2 yaprak taze soğan (yeşil kısmı)

  • Çeyrek demet maydonoz

YAPILIŞI


Miflöy hamurları aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi kesilir. Kesilen kenarlar çapraz olarak karşılıklı katlanır. Ortada boş kalan kısma karıştırdığımız iç harç konur. Kenar kısımlara yumurta sarısı sürülür 180 C fırında pişirilir. Ilık servis edilir. Afiyet olsun...





25 Temmuz 2011 Pazartesi

KİVİLİ TART PASTA

Arkadaşlarım için yaptığım kivili tart pastanın ikincisi, kalabalık olacağımız için iki adet hazırlamıştım. İyikide öyle yapmışım:) Böylece baştan çekmeyi akıl edemediğim fotoğrafı kalan tart ile çekme şansım olmuştu:)


Tadı herkes tarafından beğenilen, sıcak yaz günleri için hafif ve fresh bi lezzet. Buyrun tarife:

MALZEMELER

TART KEKİ İÇİN


  • 2 yumurta

  • 1 su bardağı toz şeker

  • 1 kahve fincanı süt

  • 1 kahve fincanı sıvıyağ

  • 1 pk kabartma tozu

  • 2,5 çay bard un

KREMASI İÇİN



  • 2 su bard sütMadde İşaretli Liste

  • 4 yemek kaşığı un

  • 1 su bard toz şeker

  • 1 pk kremşanti

ÜZERİNE



  • 4-5 adet kivi

  • yarım pk elmalı kivili jöle

YAPILIŞI


Öncelikle krema için krem şanti hariç diğer malzemeleri tencereye alıp muhallebi pişirelim. Soğumaya bırakalım.


Muhallebi soğurken kek için, yumurta ve şekeri çırpalım. Önce sıvı malzemeleri ilave edelim karıştıralım. Ardından un ve kabartma tozunu eleyerek ilave edelim karıştıralım. Yağladığımız tart kalıbına dökelim. 180 C fırında pişirelim. Soğumaya bırakalım.


Öte yanda soğuyan muhallebimize krem şanti ilave edip çırpalım.


Soğuyan kekimizi kalıptan çıkaralım. Çukur kısma hazırladığımız kremamızı dökelim. Üzerine kivileri yerleştirelim. Elmalı kivili jölemizin yarısını paketteki tarifi baz alarak hazırlayalım. Kivilerin üzerine kaşık kaşık dökelim. Soğumaya bırakalım.


Soğuduktan sonra dilimleyip servis edelim. Afiyet olsun...


NOT: Bu pastayı dilediğiniz meyveyle hazırlayabilirsiniz. Ben üzerine kullandığım meyveye göre meyveli jöle kullanıyorum. Böylece pastanın aroması daha belirgin oluyor. Ama dilerseniz tart jölesi ilede hazırlayabilirsiniz...



23 Temmuz 2011 Cumartesi

ÇAY MENÜSÜ

Yine uzun bir zaman geçmiş... Ne oldu bilmiyorum ama çoğu blogger arkadaşlarımda gördüğüm rehavet benim üzerimde de var ve gitmiyor:) Evet yoğunum fırsatım olmuyor çoğu zaman, ama itiraf etmeliyim bazende elim gitmiyor tarif eklemeye. Hatta bu aralarda yemeğe ve çaya misafirlerim olmasına rağmen fotoğraf çekmeyi bile akıl etmiyorum:) Ama bloğumdan uzaklaşmamak için inatlaşıyorum:) Arada sırada da olsa gelip bir şeyler ekleyip gidiyorum:) Umarım bu rehavet dolu günleri geride bırakırım.






Bu gördüğünüz tabaktaki lezzetleri, geçenlerde ağarladığım, çok sevdiğim okul arkadaşlarım için yaptım. Önceden olsa tek tek fotoğraflardım herşeyi, ama o gün yine fotoğraf çekmeyi unutunca, kızların arasında el değmemiş bir tabağı bulup fotoğraf çekmiştim:) Fotoğraftan çok şey beklemeyin diye belirtmek istedim.:)






"Misafirlerime çay saati için neler yapılabilirim?" diye araştırma içindeyseniz size fikir vereceğini umuyorum. (Daha önce tarifini yayınladıklarımı değişik renkte yazıyorum. Üzerine tıklarsanız tarifine ulaşabilirsiniz) İşte menüm:










4 Temmuz 2011 Pazartesi

KIYMALI UN ÇORBASI





Uzun zamandır yokum yine biliyorum. Ama zaman bana yetmiyor ki, bloğuma yetsin :) Yaklaşık 10 gün süren ev temizliğimin hemen ardından bir haftalık tatile çıktık. Evin incik cincik heryerini temizledim bitti, bende bittim:) Tatil güzeldi, hem yoruldum hem dinlendim:) Aralara pasta siparişlerimi sıkıştırdım derken zaman yine su gibi akıp geçmiş.






Arşivimde biriken tariflerle devam etmek istiyorum. Bu kez bir çorba tarifi... Sevgili arkadaşım Beyhan'dan öğrendiğim bir çorba, kıymalı sos, normal un çorbasına değişik bir lezzet katıyor. Denemek isteyenlere tavsiye ederim...






MALZEMELER






  • 3 yemek kaşığı yoğurt



  • 3 yemek kaşığı un



  • 1 yumurta sarısı



  • Yeterince un



  • Tuz



Kıymalı sos için







  • 100 gr kıyma



  • 2 yemek kaşığı tereyağ



  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ



  • Tuz, kırmızı biber






YAPILIŞI




Çorba yapacağımız tencereyi alalım. İçine un, yumurta sarısı ve yoğurt alıp çırpalım. Yavaş yavaş sıcak su ilave edelim. Yeterince su ilave edince tencereyi ocağa alıp karıştırarak pişirelim. Bu aşamada karıştırmayı ihmal etmeyin ki yoğurt kesilmesin. Çorba kaynamaya başlayınca kıvamı koyu ise su ilave edebilirsiniz. Tuzunu ilave edip 5 dk kadar kaynatalım.




Öte yanda tavaya kıymayı alalım. Yağlarla birlikte kavuralım. Tuzunu ve kırmızıbiberini ilave edelim. Ocaktan alalım.




Servis ederken yoğurt çorbasının üzerine kaşıkla kıymalı sos gezdirelim. Afiyet olsun...

Blog Widget by LinkWithin